İyi niyetli ama tecrübesiz insanların düzenlediği bir festival insanı ne kadar mutlu edebilir?Bunu, balaylarını Rock’n Antalya Festival’nde geçirmeye karar veren İstanbullu yeni evli bir çifte festival kapısında görevlinin söylediği cümleyle cevap vermek istiyorum: “Yanlış seçim!”
Evli çift, çadır kiralamak istemiş, İstanbul’dan Antalya’ya telefon etmiş, “Çadırınız ayırtıldı,” denmesine güvenmeyip üç kez daha aramış ve her seferinde aynı yanıtı almışlardır. Kapıya geldiklerinde “Çadır kalmadı,” yanıtıyla beraber yıkılırlar ve arkasından da kapıdaki görevli yukarıdaki veciz sözü sarf eder.
Ben sahnenin arkasına geçip orada olup bitenlerden de bir demet örnek sunmak istiyorum. Öncelikle… Festivaller söz konusu olduğunda, bir müzisyenin tek kaygısı var sanırım: İyi bir konser verebilmek. Sahne arkasında neler dönüyor olursa olsun (ses düzeni berbattır, grup arkadaşlarınızla birbirinizi boğazlayacak duruma gelmişsinizdir, moraliniz yerlerde sürünüyordur, migreniniz tutmuştur, organizasyon bir felakettir, vs.) siz yine de sahneye çıkıp ‘işinizi’ yapmak durumundasınızdır, ki sahneye çıktığınız anda da olan biten her türlü sıkıntıyı unutursunuz zaten. Sahnenin iyileştirici bir etkisi vardır. Gelin görün ki, tüm bu sıkıntıların üzerine bir de sahneye çıkamamışsanız durum çok can sıkıcı oluyor. İşte bunu Rock’n Antalya Festivali’nde biz de tecrübe ettik. Sahneye çıkmak üzere kulisten sahneye doğru yürüyecekken festival görevlileri gelip “Size kötü bir haberimiz var, polis geldi, sahneye çıkamıyorsunuz,” dediler.
Aslında cuma günü başlayacak bir festivalde kimin hangi saatte çalacağının çarşambaya kadar belli olmaması da festival hakkında önceden ipuçları veriyordu. Cuma günü Türkiye-Hırvatistan maçı olduğunun hesap edilmemesi ve maç saatine konser konulmuş olması da bir kaos yaratmıştı. Mesela 4×4, festival alanında olması gereken saatte hala otel lobisinde bekliyordu. Çünkü araç otele bir türlü gelemiyordu. Şoför muhtemelen bir yerlerde hop oturup hop kalkarak maç izliyordu. İzninin sabah 04:00′e kadar olduğu söylenen bu festivali 00:00 civarında polis bastı ve mixer masasının başında bekleyerek 4×4′ün bir acele sahneden inmesini istedi. Mutlak bir sessizlik arzusu içindeydiler sanırım. Bu arada festival alanının hemen dışında envai çeşit havalı korna, düdük, davul, Türkiye’nin zafer enstrümanları olarak yeterince ses çıkartmaktaydı (Ama pardon gitarın sesi kulağa uzaktan hoş gelmiyor).
Biz bir açıklama yapmak üzere sahneye çıktığımızda polis söylediklerimden hoşlanmadı (”Organizasyonun amatörlüğü ve polisin müzik sevgisizliği sebebiyle çalamıyoruz”). Cansiperane bir şekilde ne kadar sevgi dolu olduklarını kanıtlamak istediklerinden kimliğimi alıp hakkımda işlem yapmak istemelerine neden oldu.Bu tip aksaklıklar söz konusu olduğunda “Neden?” diye soruyorsunuz fakat verilen hiçbir cevap sizi tatmin etmiyor.
http://www.rollingstone.com.tr/haberler/detay/9767/Melis-Danismend-Yanlis-secim